17 Aralık 2012 Pazartesi

O en çok yaptigim...

Sisli paltom uzerimde
Beyaz şapkami taktim.
En cok sevdigim kaldirimdan yuruyorum
Sisli paltom uzerimde gidiyorum.

Bir degil uç sigara yaktim
Ellerim tutuşurcasina içiyorum.

15 Kasım 2012 Perşembe

5 Ekim 2012 Cuma

BAŞKASI VAR

Ne zaman bir araba uzunlari yakip yanaşsa kenara,
Sen sanarım
Usulca ve çığlık çığlığa.
Ne zaman bir sen çıksan karşıma,
Ben sanarım
Aynadaki kir pas bana caba.
Ne zaman bir çocuk görsem kaldırımda,
Adını Sen duyarım
Tâ şuramda.
Tamda BAŞKASI VAR dedigin anda.

23 Ağustos 2012 Perşembe

KURSUN

Ellerim saydamdir gecirir kursunu,
Kim bilir kac nihavent makami dinledi yuregim,
Adini anan bir melek vardi kucagimda
Ellerim kirlidir bakir telle temizlenir.

Ayaklarim bir mezar tasi
Tasiyamam ki ben bu yasi,
Kurban verdim yuregi
Ugruna ey asi
Omrumu de vereyim hadi git
Tezelden gayri.

Ellerim saydamdir benim gecirir kursunu,
Kim bilir kac cocugumu,
Kac aksam yemegimi ettim
Feda!
Ruhumu artik bir veda,

Derken dolmasin gozlerin
Eden sendin bu yasi
Yapitinla iftihar et
Gayri yoktur aci.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

FALLEN

I was crooning the song of the fallen woman
   when you hair slipped through my fingers...

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Secde'de

Aramakla bulunmaz diyen şair neredesin,
    Bir kayık bulup giden şarkı dostum kiminlesin,
    Ellerimi tutan arkadaşım hangi şehirdesin?
Kalbine binlerce secde yaptığım  adam
Benimle misin?

10 Mayıs 2012 Perşembe

Öte

Hayalin oğluyum ben!
Gündüz çıkar gece yavaştan inerim merdivenleri...
Kapılardan geçer ellerim benim!
Bir kapanır bir açılırım sakinden...
Karanlıkla eşittir adım benim!
Aydınlıktan korkar adım...

9 Mayıs 2012 Çarşamba

8 Mayıs 2012 Salı

Misafir

Kulaklarım doluyor
Saatim sessiz kalıyor...

Okuyamıyorum adını,
Rengin solmuşcasına
Rüzgar sarıldı yine...

Gözlerim dolarcasına...


SEN

Susmak sana güzeldi,
Yürürdün en güzel kaldırımlarımdan,
Ayrılırdın en güzel saatimde benden,
En içten dileklerini duyardım ben...

Hiç olmazsa ile başlatırdım ben,
Sen hiç..lerle bitirirdin sen.


Social Network

The statement of your smile is going pale
As I start to rain.

The magnificent truth 's following me on the twitter
The great sinking adds me to its friends on the facebook
And a rotten fate checks in around me on foursquare...

6 Mayıs 2012 Pazar

Mesafeleri ağlatsın...

Gitmesin...
Oylece baksın
Hiç birşey yapmadan...
Önce sözleriyle sonra dudaklarıyla.
Teninde son bulmazsa eğer
Yalanlayalım hepsini.
Kalsın...
Oylece baksın
Mesafeleri ağlatsın...

28 Nisan 2012 Cumartesi

19

Yine 19 yaşında olsam yine 19 yaşında olsan,
Otursam yanına
Saat sabahın yedisi,
Saçlarımı okşasan yine,
Yol bitmesin diye baksak...
Yaşım 25 olsa ve ben seni unutamasam.

19 Nisan 2012 Perşembe

Zaten

Aşikar değildi duvarlar zaten o da olmazsa olmaz değildi,
İnşaatı tamamlanmamıştı köprünün geçemedim karşıya,
Zaten zaten der gezerdim...
Zaten...

****

Var eden de sendin onu şimdi mi yok edemiyorsun?

"Öylece kalsaydın uzakta, büyütmeden keşkelerimi"

Fırtına sert,
Hayrettin Paşa ağlamaklı,
Akdeniz suları serin,
Denize atılan bir cengaver Çelebi,
Kanatlarını açmış İstanbul uçuyor,
Olmayacak duaya amin diyen bir Napolyon yatıyor yerde.
Tüccara duygularını satan bir tek sen.

Yürürken kaldırımdan takılıyor ayağıma,
Canı acıyor taşın.
Süslerken dökülenleri,
Kulağıma bir söz takılıyor..
"Öylece kalsaydın uzakta, büyütmeden keşkelerimi"

Seyyah

Göreceli tenlere elveda deme zamanıdır dost,
Yitirme zamanıdır elde varsa gerek,
Sözleme zamanı bitmiştir ey dost,
Selama dair kalan tek şey iki büklüm kafalar ise artık...

Neylemek düşüncesi tamamlanmadan durmuştur,
Pervana rüzgarını satmış,
Ruh elvedaya kavuşmuştur artık...

Gelse de giden, bedenden çıkan ruha geçer mi söz...


"Nereden bileceksin"

Karşılıklıysa yaşanmalı aşk,
İte iteleye olmamalı aşk,
Yaprağa bastın mı aynı sesi duymalı ikisi de,
Aynı kılıcı tutmalı iki el de,
İşte o zaman akan kan da can vardır.

Sessiz olmamalı aşk,
"Nereden bileceksin"ler beslememeli koynunda,
Uçtu mu ölüm arkandan,
Birlikte değil bir gelmeli tene,
İşte o zaman fidan büyüyecek.


BALON OLACAK

Görmek ile duymak bazen istemediğim eylemler arasında olabiliyor
Normalde tam aksi olurken...
Davranışlarım aynı kalsın diye uğraşırken beceremiyorum,
Söylediklerim tersine dönmesini engelleyemezken,
Kanıtlarım doğuyor ve doğdukları gibi balona dönüşüyor.
Sonunda patlıyor.


11 Nisan 2012 Çarşamba

no title in deed

That's just a paintball that we have played still
Until the end of the year,
Decide to have a exact time is vestless
that you should still have the meaning on your nerve center
That's why I am still waiting for the top...

4 Nisan 2012 Çarşamba

Mutual

I hug you during the stormy frightening sight of night...
But you never did!

29 Mart 2012 Perşembe

Yansıma

Haykıran tek bir kardelenin ayrı iki yaprağı
Adım atan tek birinin ayrı iki ayağı
Yanan bir evin ayrı akan iki damı
Söze başlayan bir öğretmenin tek lafının ayrı harfleri
Alınan her tek bir nefesin dumanı
Verilen her bir sözün farklı cümleleri
Kırılan her bir kalbin ayrı bir hücresi
Gömülen her bir göçenin ayrı umutları
Ağlayan her bir bebeğin ayrı bir hıçkırışı
hepsi sana dair olmak zorunda olan her biri ayrı olanlar,
Hepsinde sen!
Var olmak zorundaymışcasına yüzümdeki yansıman...

Unless

If came for sadden,
Keep away from the sofa then,

Unless being alike as two peas in a pod,
No shattered mine, fine u can see the mirror as it is.

26 Mart 2012 Pazartesi

HEDİYE

Geldiysen eğer kal biraz daha,
Görüyorum yıllar sonra
His dediklerini biliyorum artık
Kalmalara alıştır beni
Yanmalara sevilmelere...
Sevişmelere alıştır beni...


13 Mart 2012 Salı

İstanbul'da

Sırılsıklam kalsam gök kubbe devrilirken,
İrkilsem sigaramı söndüren damlanın sesinden,
Pespaye gezsem İstanbul sokaklarının soğuk teninde,
Yalanlara boğsam çizmelerimi,
Tüm duvarlara ruj sürüp
Tüm gemileri batırsam.

Ağlayan montumun cebinden bir bıçak çıkarsam
Başlasam soymaya tüm rezilliklerini ara sokakların
Tutunsam bir ağacın dalına
Yukardan izlesem seni İstanbul.
Tırnaklarımdan akan deli kanı durdurmasam
Damlasa tüm benliğime
Ben ben'e dönene kadar.
Hatırlatsa bana tütün kokan damla sakızlı kemerimin desenini.
Yaksa içimi derin derin ananın yavrusuna feryadına benzer etsem.




Plot of evil by...

The evil night was awake, coming nearer
Being closer to me.
Take off your soul and come near to me
As your legs were stepping on my land first.
Lights were dancing with the moonlight
As your lips were rhyming with my fingers aside,
Frosty part of the bed was laid up till.
The singer was staring at the hair and
The audience was affected by a devil here.
The stormy air was turning around the walls
Until the desiring was over at the bay of the sleeping with.
The night was praying for the sounds
When the postman was crying for a human outside.
The delivery of love and passion were lying on their hands
Moreover the plot of evil was awake!

12 Mart 2012 Pazartesi

REFERANS II

"Ayrılık sevdaya dair" diyen şairi severim ben
"Kim o,deme boşuna...Benim ben.
Öyle bir ben ki gelen kapına; Baştan başa sen." diyen şairi severim ben

Ben öyle bir şiir severim ki;
içinde ben olan küllere aşık sen,
Ben öyle bir sen severim ki ardında kalan ben.




"REFERANS"

http://www.youtube.com/watch?v=ojNV4Mpndoo

Bazen de bir şarkıda bulursun...
Can'a bir inandırıcı
Sinir harplerine bir sindirici

Bazen de bir satırdadır...
Zeytin yağına tanıdık olmak
Ve sızlama nöbetini tutulmuşundan...

6 Mart 2012 Salı

The blood of...

Near a selfish lake the nake,
Behind a tree you sit under the same sky with me
composer is always awake
the heart is never like a lake 
below and above 
just setting the heart sure
drinking the real wine.

TAHT KAVGASI

Ortada bir yerde bi yer var ki ben varım orada,
Orada bi kız var ki heykelini dikecekler be adam!

Damağımda bir tad var ki isot duramaz karşısında,
Damağımda bir sen var ki sen duramazsın karşımda!

Gözümde bir göz var ki nihavend makamından seher kandıran,
Gözümde bir ben var ki benden öte sen, seni andıran! 


Bir dilek hakkın olsa...

Durum sözcükleri bulmak istiyorum
gündüzlere uzanan ama geceden uzak...
konuştuğum duvar sessiz bakıyorken
çay kaşığı hoş konuşurken
düğüm yok
kör yok
yok olan da!

İfadelerimi keskinleştirmek istiyorum
selam vermeden önce söze başlamak
ağlamadan önce konuşmak
inmeden önce çıkmak
istiyorum.

İstediklerimi istiyorum.
ben bana gelen beni istiyorum.




28 Şubat 2012 Salı

sign language

A man inside a car wears cardigan and a hat,
dislikes the nature of humanity of being a man
composed by a devil at the age of mon
supposed to be the last in the Argenian nun..

Belauding a idle crashing night,
there are a huge bore ones still have a queue at night
one by one a monster appears alive,
come on and let the behold on the sign!

27 Şubat 2012 Pazartesi

Seçimsizler

Doğruyu hissetmek sahteyi hissetmekten daha az his verir
sahtede düşün
sahtede heykelin,
sahtede yastağındaki düşünceler,
sahtede sen varsın.
sahtede seni sen yaratırsın.
Doğru dokunulmazdır ve öylece ellerine bırakılır...

26 Şubat 2012 Pazar

bay

no spare time to make it clear
if you are trying to make it real
your ship is due to sail
during the end of the bay!

14 Şubat 2012 Salı

as you did!

Turn the light off and take my soul again
as you did!
close the door and shut the mouths up
slowly draw near to me
quickly take my breath in
as you did!
all of a sudden side by my side
grasp the shoulders and the nails
as you did in deed!
something is going nearer as I seperate
the night from the morning,
It was you on the coal
starting a new story
it is chapter B.

Turn the lights off and take the hair with you
when the night is dancing with the
moon and you.
as you did in deed!

check in

Shared love is a remained redeem side of life
as if you are done inside!
could tell the truth of nature,
can open a hole you stay in
or out of and check in
any time you desire!

9 Şubat 2012 Perşembe

fighter

it was time to deliver the main status of your nerve center
the cat and dog had been fighting

Sende

parçalanmış ayakkabı bağcığı, ayağı kırılmış sandalye, parçalanmış oje gibi gözükürken
dinlencesine bir de dinleyici ekliyorken
masalları birden fazla sayıyorken
vazoları camdan aşağı atıyorken
hipnoz eden ellere sahip oluyorken
dönüp duran yuvarlağa bakıyorken
görmeden film rulosunda yuvarlanıyorken
yarına kalmaz uyuyorken
çantasında şarkı taşıyorken
bir VEDA'ya can atıyorken
at gitsin!







olur mu?

Anlaşılması anlamsız mıdır?
Anlamdaş sözcükler kullansam,
basitten bir şarkı tuttursam,
git gel yan sev dayan bak gör diye bağıran
şarkıcıyı aradan kaldırıp katil olsam,
Görülesi olur mu?
Belki.

Tatlı tatlı aldırsam
kahveyi nihayete kaldırsam,
şekere tuzu katsam,
Sözlü olur mu ?






8 Şubat 2012 Çarşamba

may have existed beside

may have a basket filled with a quantity of score
due to the reality ,coming soon, the dreams
just puff and explode inside
your hands

may listen to a song designed by an idle man
true or not paid
justified as a criminal
hear the sound of yawning beside
the leaves and shuttered mine...


4 Şubat 2012 Cumartesi

breakfast time on your timeline

a slice of cheese and a a jar of jam
awaiting for a distant neglect on your name
wire and hire you got the fame
no where and no slide can help you then!

mum and dad corruption of fate
digging the ourselves
put the tomatoes on the same
evil that u share with your name
could not have been a monster you see in the train!

3 Şubat 2012 Cuma

9=nine

life and knife are smiliar to nine
nine is all right away from the far that you are
captured by a spoon of mine
can not reach to nine
being far away from ten
nine is awake for you man!


30 Ocak 2012 Pazartesi

phoned by a narrator

phoned by a narrator online
jack is standing on my knees
at a quarter past nine
ı as a passenger near the chief conductor
just like a board that you wrote
all your peas and tears at all!

19 Ocak 2012 Perşembe

the blackbird

A dairy that no be told
A farmer, he could nothing at all!


whether the rain is over
the purified law while holding you !

the screams I have heard
the reasons you spent on the blackbird!




costume

a lonely pack I back
to the side of youngest one
being rolled by
served as  a style
mentioned all it all
on the south sea you wear...

15 Ocak 2012 Pazar

cost 100,000

was a gaint delivery that you
a messy door you do
came just for a lil bit issue
we didn't meet the reality of you!
no matter far away it was
the captured mansion still inside
though you and I down allright
in all that you spent your touch
we didn't cost too much!

10 Ocak 2012 Salı

bebek elleri

Arzu diyar-ı mümkün de yürürken
çanlar ağlatan seslere mahkumiyet yaşardı
parmak izlerine bürünmüş aslı mesken sokak gönüller
bir makam tuttururdu 
seninle ağlayan iller beklerken..

Gerekli bedellik yaşayan ekmeğe hasret kuşlar uçarken
söze gerek kalmazdı..
yörük ellere inleyen taçlar takarken sen,
sevabı götüren günaha bağlanan nağmeler duyardı kulaklarımız aniden..

nihayete eren aminlere kucak açarken bebek kokuları
geçen ayak izleri çamur bırakırdı selden kalma mavilerde
gerek kalmazdı ani adiliklere
çıkar gelirdin bir an yok olan arka sıra aniliklerinde...

9 Ocak 2012 Pazartesi

x ve y

Tümlerde tüm yarımlarda yarımdık biz
merheme yara
paragrafa cümle idik biz
bütünde kötü parçalarda tamdık biz!


www. .com

Tüm versiyonları indirdim zihnime
sen yokken dinlerim diye
tüm ojelerimi kaldırdım rafa
sen olmadan gereksizlerdi diye
elveda dumanlı baharatlarla yedim yemeklerimi
kayıp kundura mahalle köşesi kaldırımlarda
seni görüp ağlamasın diye..
tüm paketleri çektim içime
bir duaya gidesim var diye
sempatik sinir boşluklarıma baktım ertesi gün
sis havada yayılırken ağladım sonraki gün
hyperhidrosis vücudumda yayılırken
bir nebze rüzgara hasret giden tavan arası mendillere hitaben ben..
tüm görüntüleri seni ekledim ben
köye kılavuz gelirse diye!


itiraf'tan bir kuple

tıpkı unuttuğun gibiyim
yüzükler parmaklarımı sıkıyor
şapka kullanmam ben
saçlarımı severken sen!

tıpkı bıraktığın gibiyim
rıhtımda bir el var
keyfi alem bakarken
gitar çalamam ben
sen bana bakarken!

tıpkı baktığın gibiyim
çin seddi yanımda
kazma kürek gerek sanırlar toprağa
mancınık da işe yaramazsa..

tıpkı yalan sırtı gibiyim
yalana sarılan yılana bakan gibi..




kaptan firar

koskoca bir gemide yaşam yoktu sanırdım.
tüm mürettebat uyuyordu sanki
görmedim ben duymadım...
devasal bir yapıttı direkler
hiç kimse ellememiş sanırdım
peştamal giyen erkekler ve kapüşonlu mıntıkalar görürdüm
yolcular odalarında olmalıydılar
hiç sese rastlamamıştım..
deniz seviyesi tutardı beni
ben beni oyaladım
mürettebat hiç gözükmezdi
yolcular ise uyuyordu sanırım..
köşkte bir kartal görünce alnıma elim giderdi ince
bir yol çizerdim kendime
inerdim geminin en alttaki resmine
donuktu ve buruktu ayaklarım
ben hep üşüyorum sanırdım..
alelade bir sigara yakardım
bin küfre bedel sözler duyardım
durur dinler bakardım
ben hep beni ben sanırdım..
köşkte bir kartal bakardı
havada bir serçe uçardı
mürettebat habersiz
yolcular zaten olmadı
kaptan ise gemiye hiç adım atmadı!




7 Ocak 2012 Cumartesi

irrepressible things..

life is like a cat
that it could jump from somewhere to another place
anytime you can not repress

5 Ocak 2012 Perşembe

Will be the first and the last poem that I called my name!

with a huge blinded mind that I was waiting at your side
a couple of images seen...
the events left the brain but
it is true that the experiences still remain!http://www.youtube.com/watch?v=ud-rPAWuvao&ob=av2e

4 Ocak 2012 Çarşamba

the wrong timing that I did!

the last cigarette butt that I smell and desire tonight
and the epic will be going on
by still having the nature of its...

recalling the last catchy scene from the past
the grass is appearing at my sight
the stage is always here
do the same and let them away
our clock has never been the same anyway!
whether you are here or not
ı am realy wondering about!

staring at a stone under an umbrella
like an apple that you eat
with an eyeful woman that I am near!

as I predict in deed
you just have the same field!

2 Ocak 2012 Pazartesi

winter

underneath the sneezing coat
drinking a cup of tea is quiet inevitable...

1 Ocak 2012 Pazar

II.Dünya Savaşı

eziyetle hararet içeçeyken
gökdelen söyler
sen oynarken
saçların dağılırdı
tutamazdım..

batarken bir gemi haremde
bir çiçek hediye ederdim sana
bakarken gökkubbe yukarıdan
ah ederdim
zaman zaman da söz..


nezaketle felaket dizdizeyken
saatim söyler
sen ısrarkar
bedenim dağalır
duramazdım

II.Dünya Savaşı olurdu
kolum bir yerde
bacağım kopmuş
parmaklarımdan biri yok
bedenim ağlardı
sızlamazdım..

mazot kokusu
biraz yağmur
hışırtısı çamurun
gülerdin
duyamazdım...

kapı açılırdı
ittifak devletleri dışarıda
ateşkese 3 kala
siyahi kömür bakardın
susamazdım...

bitişle başlangıç çizgisi
konu olurdu her şiirimize
kalemi sen tutardın
yazamazdım...

filoları çeker
bayrağı iter
yokuş aşağı inerdin
ben yokuş yukarı
sen yapamazdın!





to gaze at the scene

Just a cat with a little hat
under a huge umbrella
throwing its teardrop down
onto the last boomtown!

Hazelnut and chestnut are dancin'
yet the creatures with grey matter battlin'
I the ever beloved of no time and no places
in the bin for the embracing trashes
on the streets that all fully blanches!





pieces into the bowl

some pieces of the papers were on the floor
during the same invisible creativity spearing its time
mine and its tail any argument
that it was just a blue creature
created by a scare and pushed out by a mentioned style
yawning and puking were included into
a big bowl took all of them too.
who knew that the papers were passports for real!
the big bowl represented the unique ball we live onto. 

TURUNCU

Rafa kaldirilan bir caydanlik
Kıpır kıpır duman kokulari eşliginde
Çurumus karpuz kabuklari
Buzdolabi ustu sonsuz gidilmişlikler resimleri...
Hepsi dairdi kirmizi elbiseme
Sözsüz çerçeveler duvarları ağarlarken...


iPhone'umdan gönderildi

RECIPE OF ...

Each beach
On the each
Tech no style
That it is real
Every idle man
Of the fire of the man
On the niether cheese nor bread
Just a few leaves you split
On a cryin' frying pan i did!

iPhone'umdan gönderildi