Sırılsıklam kalsam gök kubbe devrilirken,
İrkilsem sigaramı söndüren damlanın sesinden,
Pespaye gezsem İstanbul sokaklarının soğuk teninde,
Yalanlara boğsam çizmelerimi,
Tüm duvarlara ruj sürüp
Tüm gemileri batırsam.
Ağlayan montumun cebinden bir bıçak çıkarsam
Başlasam soymaya tüm rezilliklerini ara sokakların
Tutunsam bir ağacın dalına
Yukardan izlesem seni İstanbul.
Tırnaklarımdan akan deli kanı durdurmasam
Damlasa tüm benliğime
Ben ben'e dönene kadar.
Hatırlatsa bana tütün kokan damla sakızlı kemerimin desenini.
Yaksa içimi derin derin ananın yavrusuna feryadına benzer etsem.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder