14 Aralık 2011 Çarşamba

ADEM-İ MÜSAVAT

gelenleri kefeye koymayı bildin de,
kalanları bahçede unuttun çocuk...
yağmur yağar kar olur çiğ düşer
hesabı vardır elbet her adımın

düşenleri tuttun da
öpücükleri savurdun çocuk,
hali var sağı solu, 
temelleri kaftandan sarılı bir tahtı var
sen bunları unuttun çocuk...

kül tabladan akan sıkma söylevleri 
ayak izlerinde canavar edası
hanesinde beyaz gömleği 
düğmelerinde değerli taşlarından dizili 
cemalinde söze dair tutuşları
yandaşlarından bezediği el bezleri var
sen bunları unuttun çocuk...  
        
      altında yürürken yürümez duran ayakların
      kelam ederken etmez susar dillerin
      tutan ama bırakan ellerin
      bakar da bakmaz zümrütlerin 
getirmesi zor taşları vermişler sana,
hadi gel de şimdi aşk de şiirin adına...
 

Hiç yorum yok: